ÜYE GİRİŞİ ÜYE OLMAK İÇİN ALTTAKİ LİNK İ TIKLA

KÖROĞLU

KÖROĞLU DESTANI
**İŞTE KÖROĞLU**
Her şeyden önce şunu belirtmek istiyorum;
ÜÇ GÜNLÜK YOLDAN ÜNÜN DUYARLAR
SİNEN PERİŞAN EDER BAĞRIN OYARLAR
TİLKİ POSTU GİBİ DERİN SOYARLAR
KESERLER KELLENİ KURBAN EDERLER..
Yurdumuzun bir çok ilinde Sivas’tan Karsa hatta Türk Cumhuriyetlerinde anlatılan Köroğlu hikayeleri mevcuttur. Ancak, gerek Köroğlu’nun şiirlerinde geçen Bolu Beyi, gerek Bolu’nun dağlarının isimleri, (Köroğlu Dağları, Çamlıbel Yaylası vb.) Köroğlu’nun Bolu ile diğer bütün yerlerden daha çok bağlantılı olduğunu zaten gösterir.
Bununla beraber; Köroğlu isminin böyle geniş bir coğrafyaya yayılması, bir nevi masallaştırılarak bir efsane kahraman halini alması, onun gerçekte bir efsane olduğundan değildir. Aşağıdaki kaynaklarda da görüleceği gibi, 16. y.y ın ikinci yarısında Bolu İli Gerede İlçesi Dörtdivan Beldesi SAYUK köyünden olduğu anlaşılmaktadır.
Köroğlu hikayelerinin böyle geniş coğrafyalara yayılması ve halkın dilinde, nesilden nesile anlatılır olması sebebiyle; Köroğlu tipine yakışmayacak olaylar da zamanla hikaye içine girmiştir. Mesela Ayvaz ile Hoylu Beyin, Köroğlunun kocaklarının arasına katılmaları hakkında anlatılan (Köroğlu’nun, Ayvaz’ı babasından zorla kaçırması, yiğit bir ordu komutanı olan Hoylu Bey’in bir üç kağıt yaparak Köroğluna teslim olması, Köroğlu’nun ve atının ölümsüzlük pınarından içmesi sebebiyle olağanüstü meziyetler kazanmaları, hatta bazı hikayelerde atın uçması, Köroğlu’nun Bolu Beyinin kız kardeşi olan döne hanımı kaçırmak için falcı bir kadın kılığında, saraya girmesi vs.) gibi anlatımlar akla yatkın değildir. Yani, mertlik ve yiğitlik timsali bir karakter ile uyuşmayacak davranışlardır.

KÖROĞLU MAĞARASI ERZİNCAN
Ancak, olayın üzerinden asırlar geçmiş olmasını ve insanların böyle sevdikleri kahramanlar hakkında anlatacakları hikayelere, kendilerinden (belki kahramanı meth etmek, belki olayı daha mistik hale getirmek adına) mutlaka bir şeyler ekleyerek masallaştırmaya meyilli olmalarını göz önünde tutmak gerekir. Asırlarca (büyük bir bölümü) sözlü anlatım olarak günümüze kadar gelebilmiş Köroğlu hikayesi hakkındaki bu tezatlar, olayın bütünün muhteşemliğine gölge düşürmemelidir.
Şimdi, sitemizin bir internet sitesi ve hacminin sınırlı olduğunu da göz önüne alarak, yani konuyu fazla geniş tutmadan, Köroğlu’nun hayatını anlatmaya çalışacağım.
Aşağıda yapılacak olan Köroğlu Hayatı hakkındaki anlatımın temel kaynağını 1995 yıllarındaki Bolu Valilisi Sayın Yener RAKICIOĞLU
’nun sözlü teşvikleriyle, Bolunun Kültürel Değerleri hakkında araştırma yapan emekli general Cevat ALPARSLAN’ın derlediği ve bir kitap olarak, 1995 yılında Bolu Kalkınma ve Tanıtma Vakfınca yayımlanan, BOLUNUN KÜLTÜREL DEĞERLERİ isimli kitap oluşturacaktır.
Ancak; Dörtdivanlı (hatta bütün Bolulu) torunlarına çağrım şudur ki: Burada anlatılan kısa tarihi bilgilerle yetinilmemelidir. Zira Köroğlu, tanınmayı hak eden bir şahsiyettir. Köroğlu’yu tanımak, mertliği, yiğitliği, arkadaşa sadakati, zulme rıza göstermemeyi tanımak demektir.
KÖROĞLU NUN HAYATI
Köroğlu’nun Hayatı:
Prof Dr. Faruk SÜMER tarafından, 1580-1585 yılları arasındaki mühimme defterlerinin incelenmesi neticesinde 8 adet belge ile GREDE İLÇESİ  DÖRTDİVAN BELDESİ SAYUK KÖYÜNDEN OLDUĞU ANLAŞILAN KÖROĞLU; Devlet otoritesine durmadan baş kaldıran, huzursuzluk unsuru olan, çoğu zaman kendi aralarında bile boğuşan, anarşist diye tabir edebileceğimiz beynelminel grupların elebaşı değildir.
Bilakis;
Asayişin son derece bozuk olduğu, Celali isyanlarının acınacak hale getirdiği Anadolu topraklarında, ve hatta Celalilerin yaptıkları soygunlara, bir kısım askerler, talebeler, ve merkezi yönetimin idarecilerinin dahi katıldığı bir dönemde, ezilen Anadolu halkının, bilhassa Dörtdivan ve çevresinin, bir kahramanı, kurtarıcısı ve Oğuz geleneğine göre de Alp’i olarak ortaya çıkmıştır.
Çevresine topladığı koçaklarla birlikte, dağlarda sürdüğü hayatta; cesareti, kahramanlığı, haksızlığa ve zulme karşı başkaldırışından dolayı, yaşadığı 16. yüzyılın ikinci yarısında, örneği tükenmiş alp tipinin simgesidir.
Alp Tipi Diyorum. Çünkü bu tip, mücerret (soyut) bir tip değil, bilakis, Âşık Paşa’nın 1330 tarihinde yazdığı Garipnâne isimli mesnevisinin dokuzuncu bölümünde, bir Alp’te bulunacak 9 özellik şeklinde müşahhas (somut) hale getirilmiştir.
Bu özellikler:Yürek, kol kuvveti, Gayret, At, Zırh, Ok ve Yay, Kılıç, Süngü ve arkadaşlıktır. İşte Köroğlunda bunların hepsi bir arada vardır. Cesaret ve yürekliliği ile hiçbir şeyden korkmaması onun başta gelen özelliğidir. ÖYLE Kİ  NARA ATTIĞI ZAMAN  DAĞLAR SEDA VERİR ,GÜMBÜR,GÜMBÜR ÖTER...
Gümbür gümbür öter.
Ok atılır kal’asından
Hak saklasın belasından
Köroğlu’nun narasından
Dağlar gümbür gümbürlenir
Köroğluyum, methim merde, yiğide
Koçyiğit değişmez cengi, düğüne
Sere serpe gider düşman önüne
Ölümü karşılar meydan içinde
.
KÖROĞLU ’nun bileği, kol kuvveti de sağlamdır. İşte yine kendisine ait lirik bir şiiri:

Bolu Beyi, ıssız koydu dağları
Ak sineme vurdu gitti dağları
Köroğlu’nun demir kesen
Yiğidi doğuran ana bin yaşa
Davlumbazlar yeğde yeğde vuranda
Çarkacılar sağlı sollu dönende
BeyleriEğri kılıç ak gövdeyi bölende
Yiğit beyler şimdi durmasın gelsin

KÖROĞLU aynı zamanda gayretlidir.Hamiyet ve faziletlidir.

Vurun koçaklarım eyleyin gayret
Düşman elimizden olsun melamet
Hak dilerse, siz dönersiz selamet
Vurun koçaklarım vermeyin aman
Girin ey koçaklar er meydanına
Bugün cebellerin duman günüdür
Kargayı koymayın dost gülşanına
Yiğitlerin şeref, hem şan günüdür

Tabi ki KKÖTOĞLU YA  KÖR BABASI  YUSUF TAN KALAN  KIATI  HER ŞEYİN ÜSTÜNDEDİR..

Söyle hey Köroğlu söyle
Kıratın methini eyle
Düşmanı kıracak yerde
Boz bulanık sel olaydı
Çamlıbele süreyidim yolunu
Altınlardan nalladayım nalını
Üç güzele dokudayım çulunu
Elma gözlü, kız perçemli kıratım

KÖROĞLU, sadağını omzuna alıp döğüşe öyle gider.
Ala sadağımı sundum özüme
Hazaran kalkanım aldım dizime
Köroğlu der; kan göründü gözüme
Gelsin döğüşelim Bolu Beyleri

Yine Alp’in özelliklerinden; iyi kılıç kullanmak da Köroğlunun temel özelliklerindendir;
Köroğlu’yum arka verdim dağlara,
Kılıç kalkan hoş yakışır ellere,
Çok selam söyleyin ulu Beylere
Kan içen Beylerin günüdür bugün.

KÖROĞLU’nun ortaya çıktığı yıllarda Bolu’da, İstanbul’dan gönderilen Mehmet Bey adında bir Sancak Beyi vardır. Paraya düşkün, ahlaksız, zumlu seven ve şirret kişiliğiyle tanınır. Köroğlu’nun (Ruşen Ali), Babası (Deli Yusuf lakaplı) Yusuf’da Mehmet Beyin seyisidir. İyi cins atlara tutkunluğu olan Bolu Beyi Yusuf’tan kendisine iyi bir at yetiştirmesini ister. Daha sonra Köroğlu’nun atı olacak olan beyaz tayı kendisine teklif eden Yusuf’a kızarak gözlerini dağlattırır.

İşte bu olay ürerine, babasının intikamını almak ve artık dayanılmaz hale gelen Bolu Beyinin zulümlerine dur demek üzere Köroğlu otoriteye baş kaldırır ve dağa (Çamlıbel’e) çıkar. Bolu Beyinin zulümlerinden yılmış olan birçok yiğit de ona katılır. Kiziroğlu, Demircioğlu, Hoylu Bey, Ayvaz, Dağdeviren, Ayıboğan, Güdümen, İsa Balı bunlardan bazılarıdır. Tabi aralarında, o zamana kadar eşkiyalık yapmış olan ve bu yüzden zaten dağlarda bulunan Köse Kenan tipi insanlar da vardır. Ancak bunlar da Köroğlu ile beraber hareket etmeye başladıktan sonra, adam soyma ve yol kesme gibi eşkiyalıkları bırakıp, Bolu Beyinin zulmüne karşı mücadele etmeye kendilerini adamışlardır.
Yeri gelmişken Kısaca Kiziroğlundan bahsetmeden geçemeyeceğim. Köroğluna katılanların bir çoğu, Bolu Beyinin zulmüne uğramış, yani Bolu Beyi ile bir hesabı olan kişiler olmalarına karşılık, Kiziroğlu’nun durumu iyi ve Bolu beyinden kendisine bir zarar henüz dokunmamış olmasına rağmen, sırf zulme rıza gösteremediği için o da Köroğluna katılmış ve dağa çıkmıştır. Bu yüzden Köroğlu ona ayrı bir değer vermiş, yine kendisinin yazdığı şu şiir ile onu meth etmiştir.

Bir hışmınan geldi geçti
Kiziroğlu Mustafa Bey,
Bu dağları deldi geçti
Kiziroğlu Mustafa Bey.
Hay edende haya teper
Huy edende huya teper
Köroğlunu çaya teper
Kiziroğlu Mustafa Bey.

Yine bu kişilerden; Güç, kuvvet ve yiğitliğiyle ün yapmış ve koçakların arasında ayrı bir yeri olan Demircioğlu vardır. Demircioğlu’nun katılması da şöyle anlatılır: Demircioğlu o güne kadar Boluda nalbanttır. Köroğlu, atını nallattırmak için Delircioğlu’na gider. İki yiğit de daha önceden birbirini gıyabında tanımaktadır. Köroğlu kendisine gösterilen nalı eliyle büker ve bu nalların zayıf olduğunu söyler. Demircioğlu bu yiğide hayran kalır. Daha sonra özel yapım bir nal ile Köroğlunun atını nallar. Ancak güç gösterme sırası Demircioğlu’na gelmiştir. O da Köroğlu’nun verdiği altın parayı eliyle yazı ve turasını siler. Bu para geçmez bunun turası yok der. İki yiğit böylece şahsen de tanışmış olur. Köroğlunun teklifi üzerine Demircioğlu da Çamlıbele gelmeyi kabul eder. Köroğlu’nun, Demircioğlu ile ilgili şiirinden de kısa bir dörtlük verelim:

Seherden sabahtan esen ürüzgar
Yeller Demircoğlu durmasın gelsin
Kar kalkar açılır lale sümbüller
Güller Demircoğlu durmasın gelsin
Süremedi Köroğlu’da demini
Geyemedi güveyilik donunu,
Üç gün oldu kırat yemez yemini
Söylen, Demircoğlu durmasın gelsin

Netice itibariyle Köroğlu, kör babasının intikamını almak için çıktığı bu yolda, Bolu Beyi ile yıllarca mücadele etmiş, kendisine katılan diğer yiğit kişilerle beraber, Bolu Beyini perişan etmiştir.
Köroğlu’nun sonu, tüfenkin icat olması ve Köroğluna karşı kullanılmasıyla ilgilidir. Bunun üzerine, daha fazla direnemeyeceğini anlayan Köroğlu doğu illerine gitmiştir. Köroğlu isminin Kars ve Sivas dolaylarına yayılmasının sebebi bizim kanaatimizce budur. Hatta 1585-1590 yılları arası Osmanlı- İran seferine katıldığı ve bu seferde büyük yararlıklar gösterdiği dahi Doç. Dr. Yücel ÖZKAYA’nın, Köroğlu’nun Tarihi Şahsiyeti, Köroğlu Seminerleri Bildirimleri eserlerinde zikredilmektedir.
Hikayesi, bütün Türkiye’de ve Türk Cumhuriyetlerinde dillerde gezen, kendisi gönüllerde taht kurmuş olan, Türklüğün Alp tipini simgeleyen Köroğlu’nun henüz hiçbir yerde mezarı tespit edilememiştir. Köroğlu, zulme, haksızlığa, kötülüklere ve şer güçlere isyan bayrağıdır. O, horlanan, ezilen, haksızlığa uğrayan insanların, özlediği şahsiyettir.
Şimdi, Köroğlu’nun kendisini anlattığı, aslında Türk’ün mayasında bulunan duygularla dolu olan bir şiiriyle bitirelim.

Muhannetlik etmek değil kârımız
Ulular sözüne uyanlardanız,
Meydana girende, yoktur korkumuz
Kazaya rıza diyenlerdeniz

Bineyidim kıratımın üstüne
Alayıdım hançerimi destime,
Gâfilen varmayız düşman üstüne
Vakta hazır olun diyenlerdeniz
Ödleklerle hoş değildir aramız
Teke tek düşmana varmak töremiz
Muhannete sardırmayız yaramız
Yarayı kendimiz saranlardanız

Köroğluyum çıkam dağlar salına
At sürelim, mal yemezin malına
Başım koydum arkadaşın yoluna
Başı dost yoluna koyanlardanız.

Hazırlayan:
Mustafa ULUDAĞ


DAĞLAR DUMAN OLDU

Pınar başında bulanır
Sende çok mallar talanır
İner ovayı dolanır
Dağlar duman oldu
Çayır çimen oldu
Ben yari görmedim
Halim yaman oldu
Hiç ovaya inmedin mi ?
Gam gussadan doymadın mı ?
Aşk oduna yanmadın mı ?
Dağlar duman oldu
Çayır çimen oldu
Ben yari görmedim
Halim yaman oldu
Yaz görmemiş kışa benzer
İçmiş de sarhoşa benzer
Dert görmemiş başa benzer
Dağlar duman oldu
Çayır çimen oldu
Ben yari görmedim
Halim yaman oldu.

KARLI DAĞLARIN ARDINDAN

Karlı Dağların ardından
Yel olup estiğin var mı ?
Tek başına bu çöllerde
Ordular bastığın var mı ?
Kargıyı ucundan salla
Düşman deme eyvallah
Her taraftan üç beş kelle
Terkiden astığın var mı ?
Köroğlu söyle sanından
Kuş uçmaz divanından
Avuçla düşman kanından
Doldurup içtiğin var mı ?
MERT DAYANIR NAMERT KAÇAR

Mert dayanır Namert kaçar
Meydan gümbür gümbürlenir
Şahlar şahı divan açar
Divan gümbür gümbürlenir
Yiğit kendini övende
Toplar menzili döğende
Kılıç kalkana değende
Kalkan gümbür gümbürlenir
Ok atılır kal'asından
Hak saklasın belasından
Köroğlunun narasından
Dağlar gümbür gümbürlenir.
CANIM KIRAT GÖZÜM KIRAT

Canım kırat gözüm kırat
Kaçıp çekilip gidelim
Her yanında çifte kanat
Uçup çekilip gidelim
Budur kıratın durağı
Bilmez yakını ırağı
Ab-ı kevserdir sulağı
İçip çekilip gidelim
Köroğlu söyler ezeli
Bağlar döküyor gazeli
Silistreden güzeli
Alıp çekilip gidelim
HEY GİDİNİN OĞLU
Mevlam seni bana verse
Derim hey gidinin oğlu
Arşa direk direk oldu
Zanım hey gidinin oğlu
Beni önünde assınlar
Emret kellemi kessinler
Derim aşkına yüzsünler
Verem hey gidinin oğlu
Canım,sen adil bir hansın
Han oğlusun hem hansın
Yalancı dünyada sensin
Varım hey gidinin oğlu
Köroğlu,gidişin acem
Ne günüm belli,ne gecem
Hem halifemsin,hem hocam
Pirimsin hey gidinin oğlu.
KİZİROĞLU MUSTAFA BEY
Bir atı varAlapaça peh,peh,peh
Mecal vermez,kırat kaça hey,hey,hey
Az kaldı ortamdan biçe
Ağam kim paşam kim ?
Nigar kim hanım kim ?
Kiziroğlu Mustafa bey
Bir beyin oğlu,zor beyin oğlu
Bir fendinden geldi geçti peh,peh,peh
Hışmı dağı deldi geçti hey,hey,hey
Ağam kim paşam kim nigar kim Hanım kim ?
Kiziroğlu Mustafa bey
Bir beyin oğlu zor beyin oğlu.
BENDEN SELAM OLSUN BOLU BEYİ'NE
Benden selam olsun Bolu Beyi'ne
Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır
Ok gıcırtısından kalkan sesinden
Dağlar seda verip seslenmelidir
Düşman geldi bölük bölük dizildi
Alnımıza kara yazı yazıldı
Tüfenk icad oldu mertlik bozuldu
Eğri kılıç kında paslanmalıdır
Köroğlu düşer mi hele şanından
Çogunu ayırır er meydanından
Kırat köpüğünden düşman kanından
Çevrem dolup şalvar ıslanmalıdır
*****************************************
BAĞDAT'A SEFER EDENLER
Bağdat'a sefer edenler
Hoylu'm nic'oldu gelmedi
Turna teline gidenler
Hoylu'm nic'oldu gelmedi
Bağdat'a sefer eyledim
Hoylu'm da kaldı gelmedi
Acem ile ceng eyledim
Hoylu'm da kaldı gelmedi
Düğünü bozup gidenler
Badeyi süzüp gidenler
Acem ile ceng edenler
Hoylu'm nic'oldu gelmedi
N'olsam koç Köğoğlu n'olsam
Hoylu'yu düşümde görsem
N'olaydı da ben de ölsem
Hoylu'm da kaldı gelmedi
***************************************************
HAN OĞLUM AYVAZ
Dinle sözlerimi han oğlum Ayvaz
Yükletin kervanı dengine bakın
Erlik meydanına girdiğin zaman
Kuşanın kılıcı gencine bakın
Düşmanın üstüne eyledim akın
Dönüşüm yok zamanım yakın
Fakir fukarayı incitmen sakın
Mal yemez tamahkar zengine bakın
Köroğlu her zaman kurdu meydanı
Ben bilirim yahşi ile yamanı
Aman dileyenden kesmen amanı
Dertli olanların derdine bakın
**********************************************
koroglu00 Köroğlu Kimdir? Destanı Özeti Hakkında Bilgiler
KARLI DAĞLARIN ARDINDAN
Karlı dağların ardından
Yel olup estiğin var mı
Tek başına bu çöllerde
Ordular bastığın var mı
Kargıyı ucundan salla
Düşman deme eyvallah
Her taraftan üç beş kelle
Terkiden astığın var mı
Köroğlu söyle şanından
Kuş uçurmaz divanından
Avuçla düşman kanından
Doldurup içtiğin var mı
*****************************************************Halk Ozanı Köroglu
YÜRÜN ASLANLARIM SAVAŞ EDELİM
Yürün aslanlarım savaş edelim
Buna kavga derler bey ne paşa ne
Haykırıp haykırıp kelle keselim
Seyreyleyin eli ayağı şaşana
Yürü beyler cenge harbi çalınır
İyi kötü bu meydanda bilinir
Kılıç değer adam iki bölünür
Nusret bizim beyler neci paşa ne
Gürzün kösteğini kola takmalı
Arap atı sağa sola yıkmalı
Kargılar mızraklar birden kalkmalı
Fırsat vermen Arap atlar kaçana
Köroğlu der durun edek cengimiz
Bundan belli olsun yiğit hangimiz
Üç saat sürmeli burda hengimiz
Tarih yazın şu dağlara nişane
***************************************
MERT DAYANIR NAMERT KAÇAR
Mert dayanır namert kaçar
Meydan gümbür gümbürdenir
Şahlar şahı divan açar
Divan gümbür gümbürdenir
Yiğit kendini öğende
Oklar menzilin döğende
Sespe kalkana değende
Kalkan gümbür gümbürdenir
Ok atılır kalasından
Hak saklasın belasından
Köroğlu'nun narasindan
Her yan gümbür gümbürdenir